Sevgili Üyelerimiz ve Hemşehrilerimiz,                                  18/10/2017

Pokut Samistal Derneği sayfasında “Kara Haber” başlığıyla yayımlanan bir yazıyı okuyan bazı hemşehrilerimizin bu konuya açıklık getirmemizi istemesi üzerine, mal sahibimiz olan Rize Valiliğinin ilgili makamlarıyla yaptığımız görüşme sonunda aşağıdaki bilgi alınmıştır.
Rize İl Genel Meclisinde, Rize ilindeki lojman, okul, arsa gibi mal malvarlıklarının satılması konusu tartışılmıştır. Anladığımız kadarıyla bu düşünce Rize iliyle de sınırlı değildir. Özel İdarenin elindeki kaplıcanın ise zaten Ayder’in kentsel dönüşüm projesi kapsamında TOKİye devredileceği ifade edilmiştir. Çamlıhemşindeki biri otel olan diğer eski iki okulla birlikte Taşmektep de değerlendirme kapsamındadır. Konunun Taşmektep’in kötü işletilmesi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur, hukuken de olamaz. Mal sahibi kiraya verdiği mülkün işletmesiyle yalnızca kontrat hükümleri çerçevesinde ilgilenir, gerisine karışmaz, kirasını alır. Kiradan daha kârlı bir ticaret olacağını düşünürse ve hukuki bir sorun yoksa, satar.
Durum bundan ibarettir. Durumu “Kara haber” şeklinde duyurmak ya cehaletten ya da açıklanması mümkün olmayan farklı niyetlerden kaynaklanabilir. Ayrıca devlet işleyişinde köklü değişiklikler planlandığı konusu da çeşitli ortamlarda konuşulmaktadır. Kaldı ki satış kararı kesin hükme bağlansa bile Taşmektep özelinde mülkün değerini oluşturan varlığın sahibinin bağışçılar olması satış sürecinin kolay olmayacağını aşikâr kılar.
Diğer taraftan üyemiz olsun olmasın bazı hemşehrilerimizin şeffaflık konusunda hala bazı endişeleri olduğunu gördüğümüz için, bu konuya bir kez daha açıklık getirme gereği ortaya çıkmıştır. Taşmektep projesinin başladığı günden bugüne kadar her türlü hesap hareketi kurumsal ve bilimsel olarak banka nezdinde tutulmakta, mali tablolar önce yönetim kuruluna, sonra denetim kuruluna, sonra genel kurula ve tüm üyelere ve nihayet web sitesine konarak açık ve net şekilde ilan edilmektedir. Şeffaflık konusunda kuşkusu olanlara hukuki yol tabiiki açıktır. Projenin başından beri gelip geçen tüm yönetim kurullarını, hesapların ibra edildiği Genel kurullara katılan tüm dernek üyelerini töhmet altında bırakan, parasal usulsüzlük iddiasının bir hakaret davası konusu olabilmesi de aynı şekilde meşrudur.
Bu konularla ilgili son açıklamamız budur.
ÇH Kon-Or Yönetim Kurulu