GÜZEL POKUT’UM

Pokut yaylam sırtından, karadeniz görünür

Güneş batar ufukların kırmızıya bürünür

Geceleri ay doğunca her tarafın görünür, her tarafın nur olur

Bilmem yaylalar kralı mısın, güzel pokut’um?

Geceleri çamların durmaz zülfünü tarar

Baykuşların sesi itmiş yarini arar

Gelen geçen yolcular pokut’tan bir şey sorar

Bilmem seni sevmeyen var mı güzel pokut’um?

Beyaz duman göl olur güzel derelerine

Çam kokusu ilaçtır verem yaralarına

Aşıklar sevişirken gürsem aralarına

Bilmem günah olur mu güzel pokut’um?

Yaylam sabahleyin, çise hep serin olur

Balıklı derelerin ora pek derin olur

Düğüm düğüm gözyaşın, çamalrıdna çok olur

Bilmem hasret misin kimseye, güzel pokut’um?

Pokut birçok yaylanın yolunu açar

Sanki şiir söyler kulağıma yar

Yüksek dalarında görünür, eski kar

Bilmem senden şirin yayla var mı güzel pokut’um

Hey hey deyince inler çamlı dağların

Yemekle doyulmaz kokulu yağların

Kışın üşütür mü seni beyaz karların

Bilmem gazel okununca ağlar mısın güzel pokut’um

Pokut ile sal yaylası yan yana

Sal geline benziyor, pokut ona kaynana

Gelen durmuş yüksekte, bakıyor dört bir yana

Bilmem kavga eder misin güzel pokut’um

Yaylam seni görmekle nasıl doyayım

Yitirmişim genliğimi onu nerde bulayım

O güzel düzlerinde çok namazlar kılayım

Bilmem dualarım kabul olur mu, güzel pokut’um

Kışın yüksek dağlarında bulutlar karar

Ulu tanrı seni beyaz yorgana sarar

Geyik yavruların sıcak günleri arar

Bilmem sen de üşür müsün güzel pokut’um

Ah yaylam sen bilirsin kimler durmadan ağlar

Sevmiş de alamamış, yüreklerini dağlar

Felek yarinden ayırmış kara yasını bağlar

Bilmem dertsiz kimse var mı güzel pokut’um

O meşhur fane puarından kimler su içmiş

Söyle bana tanrım niçin dünyanın tadı kaçmış

Bugün neşeli başa, dünkü gün çoktan geçmiş

Bilmem yine seni görmek nasip mi güzel pokut’um

Bil ki senden yazmakla efkarım asla bitmez

Ufukta renkli güneşin gözümden gitmez

Güzelliğin bakirdir insanlar gibi itmez

Bilmem daha ne yazayım sana güzel pokut’um

Pokut dört ahbaplar sen de bir yaz gelmişler

İşte böyle dertli dertli şiirleri yazmışlar

Çok beğenip duvarları hatıralar yazmışlar

Bilmem onları unutur musun, güzel pokut’um?

Kışın tipi, kar yığınları seni de ezer

Kara yaslı kalem durmaz her şeyi yazar

Deli gönül elbet bir gün senden de bezer

Bilmem niçin yalandır dünya, güzel pokut’um

Yazan: İshak yücelTürkçe’ye çeviri: Halil Biryol

 

 

KONFORA İTHA

 

Biraz turki yazayım

İyi geldi sırası

Pazardan kaçta kalkar

Konforun arabası

Karedoğda kurulur

Birkaç poker masası

Saat 15 olmadan gelir kornanın sesi

Bazen işi aksatır

Lastiğin patlaması

Bir de makası kırar

Yolun bozuk olması

Hep beraber olmanın

Yok mu acap çaresi

Herkes geçim derdinde

Ayrı ayrı gayesi

Taa yaylalara götürür

Bir kartalın gölgesi

Dayısını andırır

Biraz da palavrası

Bekir Kutlu

19 Mart 1972 Seyran Dergisi