Hasan Tahsin Kutlu

Hasan Tahsin Kutlu

Makrevis(Konaklar), Vicealtı (Çamlıhemşin) , Gare (Ardeşen-Işıklı), mahallelerinde toplam 36 yıl öğretmenlik yapmış, 3 evlilikten 10 çocuk sahibi, 2 Mart 1991 yılında,94 yaşında iken vefat etmiş bir aydın. Çocuklarından 4’ü Aymelek, Nurmelek, Gülmelek, Mustafa  hayatta olanlar. (2015)

(Tuttuğu Hatıra Defterinden kendi kaleminden… Tarih: 29.01.1986 ) 

HAYATIM

1895 (1311) yılında Makrevis (Konaklar ) de, dedelerimin yaptırdığı eski ahşap binada doğdum. 1958 yılına kadar kardeşlerimle birlikte oturduğum taş bina da, doğduğum yıl yapılmıştır. Yedi yaşıma kadar geçen devremi hatırlamam.Dere kenarındaki binada (bu bina artık yok) ilk olarak tahsile başladım.   İki yıl orada, bir yıl da babamın tuttuğu özel hocadan eğitim gördüm.O zaman arap harfleri ile din dersleri vardı.1321 Rumi yılında (1905) Mapavri ( Çayeli) Liman Reisi Hacı Dursun Efendi dedemin yanında iki yıl Rüştiye tahsili yaptım.1323 tarihinde (1907) Trabzon İdadi’sinin üçüncü sınıfına girdim.Yatılı olarak 1328 yılına kadar ( 1912) okudum.Yaz tatilinde, baba ve amcamın Rusya’nın Poitava şehrinde bulunan pastanelerine, tatili orada geçirmek üzere gittim. (Poitava şehri-( ya da Poltava) şimdinin Ukraynasında-Krasnodar bölgesinde bir şehir. Haritada  Samsun’dan dümdüz yukarı, Karadenizin kuzey ucundan çıkıldığında görülür.)

HASAN Tahsin Kutlu1

Poltava, Ukrayna

 Aradan iki ay geçmeden Ruslarla aramızda savaş ilan edildi.Bizim Hamidiye Harp gemisi Rusların Yalta şehrini ilk olarak bombardıman ettiler.

HASAN Tahsin Kutlu

Efsane Gemi “Hamidiye”

Benim  bulunduğum Poltava’da da Ruslar Türk uyrukluları hapse attı. Mevkuf olduğum ( tutuklu ) Poltava’dan 15 gün sonra , Varonej denilen şehre gönderildim (Varonej-Moskovanın 500 km güneyinde bir üniversite şehri.Rusya’nın21.000.öğrencili en büyük üniversitesi bu kentte) Rus devrimi sürerken, ben  Varonej’de pek çok hayati tehlike atlattım. Türkiye’ye gelme ümidim yoktu.Tanrım o tehlikeli günlerden beni korudu.

Dört yıl devam eden savaş boyunca, her hafta mevcudiyetimizi bildirmek şartı ile serbest kalmamıza müsaade ettiler. Fabrika ve pastanelerde çalışmak suretiyle geçimimi sağladım. Rus Ordusu Karadeniz sahilinde Haşot deresine kadar her yeri işgal etmişti. (1916-1918 yılları arasında Rus işgali altında kalan Gümüşhane İli-Kelkit  Yöresi tahmin ediliyor). Nihayet kaçmayı başardım. Kaçak olarak Batum’a kadar trenle, oradan karadan ve denizden köyüme geldim. Kaçak geldiğim için burada 3 ay gizlenmek zorunda idim. Rus ordusu iki yıl memleketim olan Çamlıhemşini’ ide işgal altında tuttu.  Devrimden sonra Rusların işgal ordusu bozuldu.Yurdumuzdan çekildiler. Ben de   hürriyetime ve aileme kavuştum.

Ailem, babam Mustafa,annelerim Safiye, Firdevs, Havva, amcam hacı Mahmut, oğlu ibrahim,amcam Osman’ın eşi Havva, Mehmet amcamın eşi Selme yengem, kardeşlerim Emine, Nuriye, Halil, Hüseyin ve eşim Hacer di. Tarih 1918 idi. Cihan savaşında yenilgiye uğramıştık. Bu yüzden başta Yunanlılar olmak üzere yurdun muhtelif yerlerinde istila hareketleri başlamıştı. Kurtuluş savaşı başladı.1338 (1922) tarihinde askere gittim.54. piyade alayında onbeşay askerlik yaptım. Bu geçen müddeti Trabzon ve Erzincan’da geçirdim. Görevim taburumuzun hesap işlerini yapmaktı. Zafer 30 ağustos 1922 de oldu. Terhis edildim.( Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınmış, yüzyıllardır bağımsız olarak yaşadığımız topraklarımızın düşmanlara verilmesini kabul etmemiz istenmişti.19 Mayıs 1919’da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla, başlayan özgürlük mücadelesi, 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi , 30 Ağustos‘ta Dumlupınar‘da Mustafa Kemal‘in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi‘ile (Büyük Taarruz)ve nihayet 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden temizlenmiş oldu).

Tekrar aileme kavuştum. Babam,rumi 1339 (1923)da vefat etti. Babamın ölümünden kısa bir zaman sonra üç annem de öldüler.1930 tarihinde eşim Hacer öldü. İkinci defa 1930 tarihinde Vice’den Of’lu ömer efendinin kızı Hanife ile evlendim. Otuz yıl beraber yaşadıktan sonra 1961 yılında Hanife öldü.  Eşim Hacer’den Mustafa,Kamer, Şahabettin, Sündüs eşim Hanife’den,  Selami, Fikret, Aymelek, Nurmelek, Mustafa, Fatma(Gülmelek)isimli çocuklarım oldu.1964 de Köral oğlu ömer’in kızı Fatma ile evlendim.(Fatma’nın vefatı 2006)

HASAN TAHSİN KUTLU’DAN   NOSTALJİK GÖRÜNTÜLER

tara0001 tara0006 tara0007 tara0010 tara0011